susurlu tostu algoritmasi robotik

Köy Çocuklarının Susurluk Tostu Algoritması

Arabanın kilometresini sıfırladım, zira 9.000KM’lik bir yolculuk başlayacak. Türkiye, dünyanın 17.büyük ekonomi olmasına rağmen pastadan herkesin eşit faydalanamadığı aşikar. Yok siyasi bir mesaj vermiyorum, oyları saymaya devam. Benzinlitre yüzünden geçen yıl 45 farklı şehire gitmişim, Balıkesir’e 12 defa gitmişim fakat Yüreğil’e ilk defa yolum düşecek (Yüreğir değil). Yarına Umut Ol, köy okulunda “Yapay Zeka ve Robotik” dersi vereceksin, okula robotlar aldık, yeni sınıf yaptık, hazırlan dedi.

Köy Okullarına Özel Robotik, Arduino ve Uluslarası Eğitim İçerikleri

Uzaktan takip ettiğim gelişmeler hakkında eğitim vereceğim için yoğun bir okuma programına soktum kendimi. Swift Playgrounds ile iPad’de uzun çalıştıktan sonra çocukların bulunduğu bölgede iPad göremeyeceklerini öğrendim, tekrar edilemeyeceği için eğitim boşa gidebilirdi. Milli Eğitim Bakanlığı, robotik kodlama ders notlarını karıştırdım ve Scratch ile temel robotik kodlama en rahat anlaşılanı olduğuna karar kıldım. Temel bir Arduino şu an 30 liraya (6dollar) alınabiliyor. YUO ekibi zaten okulu hazırlamış, ben gittiğimde sınıfa robotları bile koymuştu, aferim size.

Yarına Umut Ol Nedir?

Tüm sorunların cevabını devletten bekleyen, mütemadiyen eleştiri üreten muameleci kitlemiz İstanbul’da happy hour yaparken “ulan biz mutluyuz ama başkaları da mutlu mu acaba” diyen bilinçli bireylerin geliştirdiği oluşum, artık dernek oldu. Fırsatlara eşit ulaşamayan çocuklar konusunda bir şeyler yapalım diyen iki güzel insan Berin Yıldırım & Simay Salı, Yarına Umut Ol projesi ile detektif gibi nerede “unutulmuş” bir köy okulu var, kolları sıvayıp özel bir proje yapıyorlar. 2006 yılından Unicef ile başladığım sosyal sorumluluk projelerine, geçen yıldan beri Yarına Umut Ol ile devam ediyorum. Berin’in Show TV’ye verdiği röportaj sırasında “bence bir çocuk astronot olmayı hayal edebilmeli” repliğine gülmüştüm. Kendim gibi düşünen insanları seviyorum. Eğitmen olarak başvurun, destek olun !

Ne olacaksın denklemini kırmak: Öğretmen, Polis, Doktor

Şahsi misyonum ise, genç beyinlere ülkenin uzun süre istihdam açığı yaşayacağı, uluslararası rekabet sağlayacak mühendislik, yazılım alanında farkındalık sahibi yapmak. (Kim verdi kardeşimmmm, bu yetkiyi sana?)

criteo turkiye adres
Son çalıştığım işyerim (Criteo), fotoğraflardan birinde voooovv diye ses yükseldi. Parmağını ısrarla kaldıran öğrenci, İstanbul’a geldiğimde üst kata çıkmak istiyormuş…

Çalışma ofislerinde playstation, açık büfe ikramlıklar, esnek çalışma saatleri, serbest kıyafet, yurtdışı görevler gibi olanaklardan bahsediyorum. Önünden korna sesleri yükselen Levent’te, APA GİZ hiç bu kadar tatlı görülmemişti.

11 yaşındaki öğrencilere ilk defa teknik bir konu anlatmanın heyacanı ve endişesi içindeyim. Zira örneklerimde EFT (bankacılık), göz tanıma sistemleri, iPad oyunları vardı. Hem sosyoekonomik durum, hem hedef yaş grubu için alakasız kalabilirdi, kalmadı.

Yapay Zeka ile ilgili örneklere:

Ses işleme: Garanti Bankası’nı aradık, kredi kartı şifremizi unuttuk dedik ve Havva’nın sesini tanıdı bir sonraki adıma geçtik. Makina ile konuşuyorduk…

Regrasyon Analizi: Derbiyi kim kazanır diye sordum, bahis oranları nasıl yapılır, istatistik ve tarihsel verilerin yarını anlatmasına tanık olduk. Demek bahis duygusal değil matematik bilgisi ile çalışıyormuş.

Görsel işleme: Katil olan birinin MOBESE kameralarından nasıl yakalandığını, polis teşkilatımızın surat analizlerini, kaçış rotaları gibi güvenlik sistemlerinde nasıl kullandığını gördük. Yeri gelmişken Snapchat’te burnumuzu köpek burnu yaptık Nur ile birlikte.

Köyde bilgisayar yok, internet yok ama yazılımcı olacağız

Yüreğil, Sındırgı’ya bağlı. Bu topraklarda yetişen Cengiz Ünder şu an Roma’da top oyunuyor.

cengiz under sindirgi koy okulu

Finlandiya’daki yaşıtlarının erken yaşta kodlama ile tanıştığı yine İstanbul’da özel okullarda okul öncesi eğitimde kodlama öğrendiğinden bahsettik. Finlandiya’da kendi ilgi alanınıza göre dersleri seçiyorsunuz dediğimde bir uğultu geldi. Bir gün önce Masomo (Kafa Topu oyununun yaratıcısı) İzmir’deki yeni ofisinin açılıştan fotoğraflarını gösterdim. Çocuklar oynadıkları oyunun Türkiye’de yapılmasından memnun oldular. Bu firmaya girerseniz Macbook, iPad, çanta, kupa bardağı…Hoşgeldin paketini gördük birlikte…Sordum:

– Size okula başlayınca ne veriyorlar çocuklar?
– HİÇ BİR ŞEYYYY….
– Ben müdürden isteyeceğim dedi birisi

güldük..

1.5 saatlik eğitimimiz 5/A ve 5/B sınıflarının birbirinden zeki öğrencileri ile 3 saatten fazla sürdü. Boston Dynamics robotlarını inceledik, Tesla aracının bagajını işyerinden açan kullanıcıyı yorumladık.

Bilgisayar olmadan düşünmeye başlayanlar

Muameleci tayfa bundan 5-6 yıl önce SEO kelimesinden bahsedince tüylerim diken diken oluyordu, şimdi ortamlarda “yapay zeka” kelimesini bol tekrar ederek yapmaya başladı. Bilgisi olmadan vitrinde duranların dışında, farklı hikayeleri de gençler ile paylaştım. Zira Cengiz Ünder hikayelerimiz var, popüler olmayan dijital mesleğimizde:

AnalyticaHouse’u birlikte kurduğumuz Kıvanç, Gözelli Köyü’nde bakkal olmayan bir mezrada doğdu. Birlikte traktör sürdüğümüz bu zat, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne Türkiye’nin ilk 400’ü arasından girdi. 25+ macbooklu çalışanı var.

Benzinlitre’nin tasarım ilahı Enes Özgör, başka bir ilçeden Bandırma’nın göle yakın köyünden. John Litre karakterini yaratan (bknz:John Litre) çılgın creative şu an Toronto’da yaşıyor. Bknz o videodaki kayıt, senaryo, post production, sound, styling filan tek başına çıkartıyor, lanet olsun dostum adam kreaytif.

Değerli ortaklarımdan, Hüseyin Küçük ise Akhisarlı bir köy çocuğu. Halen doğduğu topraklardan gelen zeytinleri yiyor, en son İstanbul’a Ulusal Yazılım Konferansı için geldi, tezini sundu. Bilgisayar Öğretmeni olması hasebiyle, gençler ile buluşmadan önce onunda fikrini aldım.

 Evinde bilgisayar olmayan çocukların kodlama hayalini sevdim.

13 yaşında (tam 20 yıl önce) kendi websitemi yaptım.(2001 yılındaki: http://web.archive.org/web/20010721131920/http://ggorkem.cjb.net/) Bilgisayarım olmadığından belli dönem PCWorld ve Chip dergilerini okudum, disket koleksiyonu yaptığımdan bahsettim. Anne-babamın memur olması sebebiyle bilgisayarlara ilk dokunuşum, Macintosh’u gördüğüm 98 yazını…Benim gördüğüm gibi bakıyorlardı robotlara.

Güldük eğlendik,  Susurluk Tostu Algoritması Yapıyoruz

Eğitim sonunda madalya ödüllü bir soru hazırladım.  Balıkesir’e has susurluk tostunun algoritmasını yazan harika öğrenciler, beni çok gururlandırdı. Bir kişiye vereceğimiz ödülü ikiye çıkarttık. Cidden çok iddiali çalışmalar oldu, aşağıda göreceksiniz. Eğitim sonunda sosyo-ekonomik, demografik analizler yaparken kaçırdığım bir nokta olmuş, kendimi eleştirdim. Erkek öğrencilerden iki tanesi ben bunu yapmam diye geri verdi kağıtlarını. “Tost yapmak” kadınsal bir eylemdi bazı ufaklıkların gözünde ve bunu öngörememiştim. Bundan sonraki serüvende eşitlik ilkesini mi anlatırım yoksa “unisex” bir örnek mi bulmam gerekir düşünüyorum…

 

Loading Facebook Comments ...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *