Google Mountain View Ofisi

English version is available at Turkish online marketing blog

Google Mountain View ofisi, diğer bilinen adıyla GooglePlex. Sürekli öğrenim, deneyim kazandıran, kocaman bir alana kurulu, bisikletleri, alternatif yaşama stili yüzünden bazıları da Google Kampüs diyor…

Los Angeles’dan San Francisco’ya yaklaşık 7 saatte ulaşıyoruz. Google’ın merkez ofisini, bu kocaman alana kurulu kampüsü ziyaret ettik. İzlenimlerimi ve faydalı olacağını düşündüğüm bazı bilgileri bir araya getirdim.

Google Silikon Vadisi Ofisi

Google Silikon Vadisi turu için Birkan İçaçan bize eşlik etti. 4 yılı aşan Google deneyimi ve içerden gözlemlerini paylaştı. Birkan, teknik ürün yönetimi üzerine çalışıyor. Google Apps, ürün kullanımının arttırılması yönünde çalışmalarda bulunuyor.

İlk olarak söylemek istediğim şey Google Kampüs gerçekten çok büyük. Yani beklediğimden oldukça büyük bir alana kurulu, öyle uzun bina filan yok.Kapladığı alan bakımından çok geniş bir alanda. Binaların komplex yapısı itibariyle GooglePlex adı verilmiş. Google İrlanda Ofisi‘ni gördüyseniz burası kıyaslanamayacak derece de büyük bir yer. Google’ın en büyük ofisi Mountain View. İkinci en büyük ise Google New York Ofisi. Toplam alanı 270 bin metrekare. Büyüklüğünü anlayabilmeniz için: Yeni cumhurbaşkanlığı Aksaray, 300 bin metrekare alana kurulu.

Google San Francisco ofisinin bulunduğu bu alanda daha önce Silicon Graphics bulunuyordu. Devre elektronik dizaynı, anakart vs gibi ürünler çıkartıyor firma fakat değişen piyasa koşulları firmanın batmasına yol açıyor. 2004 yılında inşa edilen Googleplex içinde büyük bir park barındırıyor (Charleston Park). Park, 20 bin metrekare  :).

Google bisikletleri oldukça meşhur biliyorsunuz. Bir çok teknolojisi firması ofisinde ‘Google’ havası yaratmak için bu bisikletleri ofisini süslemek için kullanıyor. Birkan, bunun dekorasyon değil aslında bir gereklilik olduğunu söylüyor. Binalar arası mesafeler oldukça uzun ve toplantı ihtiyaçlarında ciddi bir zaman kaybı olacağını gözlemleyebiliyorsunuz. Google bisikleti aslında binalar arasında ulaşım için bir çözüm aracı ve Googleplex içine her bina önünde, çimlerin üzerinde bisiklet bulmanız mümkün.

Google’da bulunan 9 binanın çatı katında güneş panelleri bulunuyor. 2 megawatt elektrik üretebilecek kapasitesi var. Sürekli artan yenilebilir enerji yatırımı ile Google, bu alanda tükettiği enerjinin 3’de birini kendi üretiyor.

google silikon vadisi ofisi bahce

GooglePlex Kampüs İmkanları

GooglePlex, Google’ın merkez ofisi olması itibariyle ana kararların alındığı, ürün geliştirme, mühendislik ve aklınıza gelebilecek bilumum teknoloji bazlı işlerin merkezi durumunda. O yüzden biraz daha sessiz ve sıkıcı. Örneğin, Los Angeles Google ofisi Venice Beach’de, surf tahtalarının bulunduğu, süper terası ile inanılmaz eğlenceli bir ortama sahip. Burada çalışan profilinin etkisi büyük. Google Dublin ofisi ve İstanbul’da eğlenceli çünkü ekipler destek ve müşteri tarafı ile uğraşıyor. Benim şahsi düşüncem tabii. Aynı zamanda San Francisco ofis daha eski, bahsi geçen ofislere göre. Tüm bunların yanında Google standartlarının doruğa çıktı bir yer.

Piyano, ücretsiz çamaşır makinaları, 2 küçük havuz, kumsal voleybolu için alan, 18 kafetarya, vegan dahil olmak üzere geniş menü seçeneği. Uzaya ilk fırlatılan mekiğin kopya maketi ve bir dinazor iskeleti bulunuyor. Visitor Center Beta, adı verilen ziyaretçi merkezinde turistik amaçlı bir kısım bulunuyor. Gelişime açık olduğu için fiziki yapıya ‘beta’ göndermesi yapılan bu kısımda çok ilginç birşey bulunmuyor aslında. Uyku koltukları, Google Maps geniş açı ekran gibi ürünler bu kısımda.

Google’da Yaşam

Birkan’ı yakalamışken soruyorum, Dublin sonrası San Francisco tecrübesini.

California havasını sevmiş, Dublin’e göre bol güneşli görüyor. Google çalışanlarının çoğu, Mountain View’da oturuyor. Bu yüzden inanılmaz yüksek kiralar ödeniyor. 2+1 ortalama bir dairenin aylık kirası 4500 dolar. Hollywood’da aynı stüdyo daire yarı yarıya daha ucuz.

Google çalışanları için servis varmış. Servis içinde tuvalet, internet gibi imkanları var. Birkan, takım otobüslerine benzetiyor. Mountain View, Googleplex arası 1.5 saat sürüyor ve her sabah 7.30 da yola çıkıyor. Burada çalışmak ayrı haz ve deneyim onu her nefeste hissediyorsunuz. Google Glass dahil olmak üzere teknoloji fikirlerinin sürekli üretildiği, algoritma güncelleme toplantılarının yapıldığı bir firmanın kalbinde çalışıyorsunuz. Merak edenleriniz için Google San Francisco iş ilanlarına aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz. Hem Birkan ile konuşmam hem gözlemlerime dayanarak sadece Google için değil San Francisco iş piyasası yüksek rekabetli, çok iyi eğitim profiline sahip, akıllı profesyonellerden oluşuyor. İş bulmak göründüğü kadar kolay değil. Ama gururumuz 70 in üstünde Türk vatandaşı Google merkez ofisinde çalışıyor.

 https://www.google.com/about/careers/locations/mountain-view/

 

sonradan gelen edit:

Türkiye’de Google merkez ofisi, San Francisco ofisi diye bilindiği için yazı başlığı bu şekilde. Aslında bu yazıda anlatılan headquarter MountainView ofisi, SF ofisi ise şehir merkezinde ufak bir ofis.

 


Price:
Category:     Product #:
Regular price: ,
(Sale ends !)      Available from:
Condition: Good ! Order now!

by

Alternative CV Final: Böyle CV Olmaz !

Kaliforniya Üniversitesi dönem sonu projesi olarak Alternatif CV: Böyle CV Olmaz’ı hazırladım. Hatırlarsanız, 3 yıl önce ilk versiyon olan Alternatif CV: Böyle CV Mi Olur ? yapmıştım (Bknz: AlternativeCV Versiyon 1),  sınırlı zamandan dolayı o dönem orada kaldı. Şimdi projeyi biraz daha detaylandırıp (ürün gelişimi, gelir modeli vs gibi) önce üniversite projesi için peşi sıra LinkedIn ekibine ulaşması ile, bugün herkese açık hale getirdim. Teknik sunumu yayınlamıyorum, hem viralitesi düşük olur hem LinkedIn yönetimine tekrar tekrar anlatım olur diye. Daha eğlenceli kısmı şu an yayında.

İki noktaya dikkat:

Basit bir video özgeçmiş değil, onu yıllar önce yaptık. Alternatif yönleri gösteren interaktif cv.

İK’nın zamanını çalmayalım, on-demand (talep üzerine) gelişen bir profil. Yani oturup sizin verdiğiniz tüm bilgileri tek tek incelemesine gerek yok.

Alternatif CV Nedir ? 

Klasik CV formatına ek olarak, aday eleme sürecine katkı sağlayacak bir fonksiyon. Adayın kişilik, yetenek ve dvranışları hakkında fikir alabileceğiniz multimedya destekli özgeçmişidir. Aslında hem özgeçmiş formatı  hem değerlendirme kriteri alternatif. Neden çünkü yeni nesil zaten eğitimli, zaten belli bir entellektüel bilgi ve görgü sahibi. Nasıl farklılaştırılacak bu bireyler? Alternatif yönleri, değer kattığı özellikleri ile.

 

Alternativecv.com

Alternative CV Projesi LogoBurası, Linkedin ile senkronize çalışan multimedya özgeçmiş hazırlayabileceğiniz bir platform. Instagram-Facebook ilişkisine benzer bir durum var. Hazır taslaklar, örnek CV formatları ve geniş bir özgeçmiş veritabanı bulunacak. Bunların hepsi taslak halinde tabii, hayata geçmiş birşey değil.

Bireyler offline platform’da vakit harcamasın, gelsin alternativecv.com üzerinde özgeçmiş edit etsin. Sitede kalma süreleri artsın, reklam geliri yaratılacak alanlar çıksın.

Böyle CV Olmaz…

Proje için akademi insanlar ve profesyonel kişilerin görüş ve eleştirilerini aldım. Belki ütopik belki yakın gelecek de gerçekleşmesi çok mümkün. Prototip taslağı online olarak paylaşmadım ama siz interaktif bir cv formatı hayal edin. 

5 yıldır zaman zaman karaladığım Alternative CV projesini biraz daha olgunlaştırabildiğim için mutluyum. Yakın gelecekte, firmalar “alternatif cv”  talep eder, adaylar hazırlar hale gelir mi bilemiyorum. İşyerlerinde daha verimli ekipler oluşturmak için mutlaka ihtiyacımız olacak. 

Yeni jenenarasyonu elde tutmak için için piknik ve bowling aktiviteleri yetmiyor. Uyumlu ekipler kurmak için karakter, yaratılıcık gibi kavramları değerlendirebiliyor olmanız lazım. 

Not olarak, her şeyi eleştiren güzel kardeşlerime ilk versiyon’da sorduğum soruya cevaben, böyle cv olmaz !

 

 Alternative CV İngilizce Sunum:

Alternatif CV Türkçe Sunum:


Price:
Category:     Product #:
Regular price: ,
(Sale ends !)      Available from:
Condition: Good ! Order now!

by

Amerika’da Pazarlama Eğitimini Ne Yapacaksın?

Değil mi ne yapacaksın, iyi işte ya buralar… Bu yazıyı bir çok profesyonel arkadaşıma ithafen yazıyorum, içinizdeki öğrenme duygusu, keşif heyacanı bitmesin diye.

Bilmeyenler için, 2 hafta önce Los Angeles’a taşındım. Aylar önceden bilinen, benim ise yıllardır istediğim bir projenin hayata geçme durumu. Güneş, kum, partiler veya yedik-içtik-gezdik konseptinden daha çok bir pazarlama profesyoneli neden Amerika’da uzun soluklu kalması gerekir onu birlikte çok konuşacağız. Benim, Amerika’ya aldığım 7.vizem, en son geldiğimde 9 ay kalıp, marketing stajı yapmıştım. Yani konu “heyyooo Amerika’ya geldim, coolest place ever” tarzından daha ziyade ayakları yere basan sebepler ile Amerika’da eğitim niye yapılmalı ona bakalım. Bir çok arkadaşımın yurtdışı eğitim, yurtdışı iş deneyimini sağlamak için can attığını biliyor ve fazla uzatmadan motive edici yazıya giriyorum.

Abi ne işin var yaauuu ?

Herşeyin başına dönmek lazım. Kafanıza Amerika eğitimi koymanıza rağmen, dışsal faktörler sizi negatif etkilemeye çalışıyor. Arkadaşlarınız ince düşünemeyebiliyor, sizi “desteklemeyebiliyor”. Örneğin:

“Abi ne işin var yahuu, iyiydik burada”

Ne iyiydi, sen benim ne gibi hayallerim var hayattan ne bekliyorum biliyormusun?Etrafınızda bu tip karakterler olabilir yılmayın !

“Abi buralar iyi, uzaklaşmasan sektörden dönünce işsiz kalırsın, ben olsam yapmazdım”.

Pardon? 1 yıl kendine yatırım yapıyorsun ve işsiz mi kalıyorsun ? Bu karakter tipi, aslında şirkete yapışmış, kendisi ile barışık olmayan her aksiyonu iş/kariyer için yapan kişilik. Üniversiteyi iş için okur, yarın evleneceği insanı da parası/işine göre seçer. Yani, bir gün nasılsa öleceğiz diye yaşamayalım mı?

Şimdi örnek bir konuşma düşünelim

İK: Sizi işe almıyoruz?

Ben: Neden?

İK: Kaliforniya’da Marketing eğitimi almışsınız, çok uzak kalmışsınız buralardan. Siz yokken çok değişti herşey.

Ben: Mantıklı.

Velev ki iş bulamadın. Kendi işini kur. Amerika’daki eğitim mantığında girişimcilik yeteneğini ön plana çıkartmak ve sürekli desteklemek var. Mesela Harvard’ı bırakan kişilerin aslında eğitim sistemi zorluyor. Yapmak zorunda olduğu proje, eğitimcinin vermiş olduğu vizyon eğer doğru karakter ile uzlaşıyorsa bırakıyor. Mark Zuckerberg, Demet Mutlu vs bir çok kişi var. Harvard’ı bırakanların ufak listesi: http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_Harvard_University_non-graduate_alumni

Bir diğer engel yaratan arkadaşımız daha var. O, kızgın. Hayata kızgın, siyasi iktidara herşeye kızgın. Bana diyor ki:

“Dönme abi, git kal orda, yerleş ama dönme ! Buranın hali belli, kaç kurtar kendini”

Herkesin bir hayatı var. Neden, sen bana git, gelme diyeceğine kendin yerleşmiyorsun, al vizeni yerleş, kurtar kendini. Başkalarının hayatı ile ilgili konuşurken çok rahat davranıyoruz. Çok fikrimiz var, biraz susmak biraz dinlemek lazım.

En sevdiğimiz ise o herşeyi bilen, herşeye muktedir ve süper analiz yeteneğine sahip insanlar:

“Sen var ya kesin dönmezsin ! Suratından belli, orada evlenirsin, bir daha adım atmazsın, unutursun herkesi.”

Finali yapıyor, yerleştirdi evlendirdi ve hayırsız yaptı bıraktı. “Geri dönmez suratı” nasıl onu bilemiyorum zaten. İnsanların sevdikleri var, geride bıraktıkları var neden böyle patavatsız konuşuyorsun canım kardeşim demek yerine tebessüm ediyorsun ama etmemek lazım belki de.

Sevgili Dostlar bu lafları kimin söylediğine iyi bakın, gerçekten örnek alınacak insanlar mı söylüyor, hayatı ile ilgili imrenecek işler yapmış insanlar mı ? Kulak tıkayın negatif motivasyon unsurlarına, dünyayı keşfedin, okuyun, daha çok okuyun, şirketleri gezin, deneyimli insanlar ile konuşun !

Dipnot: Etrafımdaki güzide insanlar beni hep destekledi, kendime hatırlattı iyi birşey yaptığımı. Ben şanslıydım, çünkü bu insan tipleri çevremde az ama siz dikkatlin olun !

Sen Millennials büyük düşün !

1980 – 2000 yılları arasında doğan, içinde bulunduğumuz zaman diliminde en çok konuşulan nesil. Bunlar bir sabah uyanıp:  “işi bırakıp, dünyayı gezmeye karar verdim” diyor. Daha sağlıklı olduğu için yemeğe daha fazla para verip, dijital dünyadan kopamayanlar, hemcins evliliğine en yakın bakan nesil. Bin tane ortak davranış maddesi sayabiliriz. Ama sen bu nesilin çocuğu isen çağının insanı olmadığın için yaşlılığında sıkıntı yaşayabilirsin. UCLA iş hayatına ara verip, staj yapmaya veya sadece deneyim olsun diye gelen öğrenciler ile dolu. Birçoğu hangi bölümün ona uygun olacağına daha karar vermemiş, bir veya iki ders alıyor (pardon, ne olmuş?) Örneğin marketing mi yoksa advertising üzerine bir eğitim almak gerekiyor diye kendine soran bir genç çözüm için: Bir iki ders alıp ona göre gelecek yıl birini seçmeli saydırıp yoluna devam edebiliyor..

UCLA’de Marketing okumak…

University of California Los Angeles. Bu bölgenin en iyi iki okulundan biri. Berkeley ile yarışıyorlar. UCLA Extension programları hem master programına göre daha kısa hem fiyat avantajı olduğu için oldukça tercih ediliyor. Amerikalı, Fransız, Alman öğrenciler önce gözünüzü korkutabiliyor, bunlar bizi ezer mi nasıl bir eğitim almışlar vs. Sanırım Türk öğrenciler bir çok dünya öğrencisine göre en ağır eğitimden geçmişler. Brezilyalı ve İspanyol öğrencilerin ciddi ağırlığı var. Asyalı çok. Ama Meksikalı ve Hintli az eğer öyle bir önyargınız varsa. Amerikalılar ise beklediğimden sayıca daha fazla. Profil çok karışık. İşadamlarından, annesi ile fashion ecommerce yapmak isteyen Thai ile kız aynı sınıfta. Yine aynı sınıfta ünlü olmak için gelen Rus öğrencinin kariyer değişikliği ile ajans’ta yeni görevi için advertising dersi alan Amerika’lı buluşuyor.

Amerikan eğitim sistemi Türkiye’den çok farklı. Her hafta görev veriliyor. Örneğin reklamcılık dersi sizden sabah ve akşam yayınlanan birer pembe dizi izlemenizi, hangi firmaların reklam verdiğini ve nasıl bir hedef kitlesine ulaşıldığını analiz etmenizi istiyor. Ertesi hafta TV reklamcılığının hedef kitlesi zamana göre nasıl değişiyor, altyapı teknolojileri ve fiyatlamayı anlatıyor. Derse katılım ve bu haftalık görevler, ders geçme notunuzu belirliyor. Final ve vize çok önemli değil ilginç olarak.

“Adam, yıllarını bu üniversite için harcadı”

Derse giren kişiler konularında çok deneyimli. Türkiye’de “adam yıllarını bu binada geçirdi” derlerdi profesörler için ben iyi birşey sanırdım. Burada derse giren kişilerin dışarda profesyonel bir hayatı var ve çok başarılar. Örneğin, bir eğitmen derse ilk girdiğinde biyografisini dağıttı. EBITHA’yı nasıl pozitife çıkartmış, nasıl başarısız olmuş sonra tekrar işleri nasıl döndürmüş. VP of marketing olarak 17 yıldır Santa Monica’da çalışıyor. Bir diğer eğitmen, yıllarını satışa adamış onlarca milyon dolarlık reklam bütçesi yönetiyor. Zamanında kapı kapı deri çanta ile mal satmaya çalışmış. Şimdi karşımızda göbekli bir patron olarak bize satışı anlatıyor. İşin ilginç tarafı bu kişiler akademik kariyeri de olan, akademik bilgisi bulunan kişiler. En mantıksız soruya bile, “very good question” diyebilen motivasyonel kişiler.

Extension, Master, Undergraduate ne yaparsanız yapın okulda nerdeyse tüm dersleri birbiri ile saydırabiliyorsunuz. Üniversite çok geniş bir alana kurulu, bir kampüs üniversitesi. İlk internet hattı ile mesaj gönderme UCLA’den Standford’a olmuş. Mesajda “LOG” yazılacakmış fakat L ve O harfi gittikten sonra Stanford’daki bilgisayar çöküyor O zaman bilgisayarlar buzdolabı büyüklüğünde tabii. Okulun hastanesi oldukça iyi, Michael Jackson helikopter ile bu hastaneye geliyor, burada vefat ediyor. İlk kimya nobeli, ilk AIDS hastalığının bulunması vs gibi kalite işlerin içinde.

“Niye Gelmelisin?”

60 milyar doların üstünde TV reklamına bütçe ayırıyorlar Amerika’da. Apple, Microsoft, Google çıkartan eyalet. Hayatınızda göremeyeceğiniz kadar fazla billboard burada ve sürekli değişiyor. Eğitim alırken size o kadar ilginç görevler veriyorlar ki farkında olmadan inanılmaz bilgiler elde edip, fırsatlar yakalayabiliyorsunuz. Pazarlama dersinde bitirme projesi olarak California Pizza Kitchen için müşteri segmentasyonunu (CRM) stratejisi geliştirmenizi istiyor. CPK’nın VP Marketing, PR ve ajansı da bu projeye dahil oluyor. Proje sonunda bir kişi staj imkanı yakalıyor. Bu arada CPK, Asya kıtası dahil uluslararası piyasada bulunan bir pizza zinciri. Hollywood burada, Beverly Hills bu arada. İzlediğin tv programı da (Survivor, Kim 500 milyar ister, umutsuz ev kadınları vs), içtiğin kahve de (starbucks), Başbakan Erdoğan’ın kullandığı logo da (Obama), Amerika menşeli. Yani uzun lafın kısası Medya ve Reklamcılık burada canlı yayın yapıyor. İmkan yaratabiliyorsan kesinlikle gelmelisin !


Price:
Category:     Product #:
Regular price:,
(Sale ends !)      Available from:
Condition: Good ! Order now!

by

Google Dublin Ofisi

Google Dublin Ofisi ! 6 gün Dublin’de güneşi görmek tamamen bir şansmış…İstanbul’dan farklı bir havası yokmuş, günlük güneşlik diye düşünüyorum şehrin en uzun ticari binası Google terasında. #direngeziparki ile tüm dünyaya konu olan bir ülkeden gelmenin hem buruk hem gururlu duyguları ile. Tanıştığım rus yazılımcı arkadaş, “bir ağaç için mi oldu bütün bunlar, bu kadar mı duyarlı Türkler diyor”. Gülümsüyorum..”Çılgın Türkler” diyorum istediğini almadan bırakmazlar…Bugün, Dublin şehrinin kalbinde, inanılmaz bir ofisi sizlerle paylaşacağım. Son yılların en büyük internet girişimi, internete yön veren, kuralları belirleyen firma: Google !

Google İrlanda Ofisi Nerede?

Google Dublin merkez ofisinin açık adresi:

Google Ireland Ltd.
Gordon House
Barrow Street
Dublin 4
Ireland
Google, Dublin’in en uzun ticari binasını almış. Burası, Ortadoğu ve Avrupa’nın bağlı bulunduğu merkez ofis. 60 a yakın Türk çalışan bulunuyor.

Google Gasworks

20.yüzyıla kadar faaliyetlerine devam eden doğal gaz depolarına sahip bölge olduğudan Gasworks olarak anılıyor. Google Dublin ofisi, tarihe dokuya uygun olarak bölgenin ismine sadık kalarak, binaya bu ismi vermiş. Skylounge, bina içinde en akılda kalan kat ve dinleme alanı. Hem tasarım olarak hemde sahip olduğu casual konsept diğer katlardan farklı kılıyor.

Google Grand Canal

Google Dublin Ofis Kütüphane Katı
Google Kütüphane Katı
Google Yemekhane
Google Dublin Ofisi, çalışanlarına ücretsiz ve lezzetli açık büfe yemek sunuyor.
Google Office Cafe
Google Garage’da bulunan mutfaklardan birisi

Google Dublin binalarından bir tanesi Grand Canal Plaza içinde yer alıyor – Accenture ofisi de yine burada-. Bina aynı zamanda Mühendislerin Binası olarak da biliniyor. Çünkü, içeride Google mühendisleri var. Ortamın sessizliği ve oldukça düzenli yapısı bu binanın mühendislere ait olduğunu bariz belli ediyor. Her katın kendini özgü teması var; müzik katı, kütüphane katı gibi.Google Game Room


Price:
Category:     Product #:
Regular price: ,
(Sale ends !)      Available from:
Condition: Good ! Order now!

by