Adphorus: Aşk ile İstanbul’da yapılmıştır !

“Made in Istanbul with love” yazısı gözüme çarpıyor Adphorus sitenin alt tarafına güzelce kondurmuş. PMD başvurusu kabul edilmek üzere olan bir Türk ürünü. Gerçekten gurur duyabileceğiniz hem fonksiyonel olarak hem arayüz kullanılabilirliği olarak gayet başarılı bir ürün.

Facebook PMD Nedir?

PMD tam adıyla “Preferred Marketing Developer Program” yüzlerce teknoloji firmasının oluşturduğu bir platform. Facebook ürünlerinin reklamverenler tarafından daha verimli kullanılması, daha kontrollü çözümler üretmesi için çözümler sunuyor. Sayfa yönetimi, reklamlar, uygulamalar veya analitik düzeyde geliştirme yapan firmalar PMD verilerek ödüllendiriliyor. Süreç gerçekten özveri ve süreklilik istiyor. Yani alması ayrı dert, elinde tutması ayrı dert, ilk sıra çıkan atlet gibi.

Adphorus Nedir?

Facebook Reklam Optimizasyonu ve Sosyal CRM teknolojisi sağlayan ürün. Daha önce böyle bir ürün kullanmadıysanız çok kabaca şu şekilde anlatabiliriz: Birden fazla kampanya açmanızı kolaylaştıran, hedefleme, duplicate (benzer kampanya açma) süreçlerini kısaltan ve en önemlisi kampanya yaratma, optimizasyon (CPC & CTR) süreçlerinize fayda sağlayan bir çözüm.

PUBLİK, 2011 yılında kurulmasına rağmen, hızlı büyüyor…Sadece sosyal medya hizmeti veren firma sonrasında Search ekibi kuruluyor. Öyle ki kendi bünyesinde teknoloji geliştirecek bir hale geliyor ve Volkan Çağsal‘ın önderliğinde Adphorus ortaya çıkıyor.

Adobe Ad Lens, Kenshoo, Marin, Ignition One gibi büyük oyuncuların PPC yönetim araçları ile değil daha çok Glow, Qwaya tarzı ürünler ile kıyaslamak anlamlı olacaktır.

Adphorus’un Sağladıkları

Adphorus Mobile App
Mobile Facebook Ad Optimization

Mobil Desteği

Her yerde müdahale etmenizi sağlayan mobil desteği hem basit hemde acil ihtiyaçlarınızı karşılayacak düzeyde yapılmış.

Türkçe Destek

Kendi dilinizde destek almanızı sağlayan, farklı seviyelerde destek alabileceğiniz deneyimli bir ekipleri var.

Çalışan Takibi

Sadece In-House değil aslında ajanslar içinde anlamlı bir ürün. Birden fazla markanızı sisteme bağlayabiliyorsunuz. Örneğin, Account Executive kişi sorumlu olduğu müşterilerini bu sisteme bağlıyor ve kampanya açmaya başlıyor. Yönetim seviyesi tek ekranda birden fazla personelin aktif kampanyalarını, müşterilerini ve yaptığı harcamaları görebiliyor.

adphorus_employee_report

Toplu Kampanya Açma Kolaylığı

Aşağıda gördüğünüz gibi toplu kampanya açılımı yaparken, erkek ve kadın olarak ayrı açmak yerine, otomatik olarak gender hedefli kampanyaları ayır dediğinizde tek ekranda birden fazla hedef grubu yaratabiliyorsunuz. Aynı şekilde yaş ve ilgi gruplarını da ayırabiliyorsunuz. Biz biliyoruz ki, çoğu zaman belli grupları denemiyoruz, açmıyoruz. Hem kampanya açılışı hem optimizasyon süresince iş yükü getirdiği için herşeyi denemiyoruz. Adphorus size herşeyi deneyin, hepsinin optimizasyonu için basit ekranlar ile raporlayacağım size diyor.
adphorus targeting

Social CRM – Social Attribution Modelling

social attribution adphorus

Başlı başına ayrı bir konu olarak daha sonra tekrar ele alacağımız bir konu sosyal crm mevzusu. Ürünün en kuvvetli, en fark yaratan özelliği bu noktada ortaya çıkıyor. Attribution Modelling halen bir çok firma için yeni bir konu olarak duruyorken, Adphorus bunu bir adım öne taşıyor ve Social CRM özelliği ile size en değerli müşterilerinizi gerçek zamanlı data ile birbirileri ve reklamlar arasında ilişkiyi sağlıyor.

CRM stratejilerinde önemli yer alan Facebook Custom Audiences ile oluşturduğunuz listeyi yükleyip, hedeflemek ile kalmayayıp birebir yaptığı görece değerli işlemleri (satın alma, sepete atma vs gibi) takip etmenizi sağlıyor. Değerli bulduğunuz bu kişilere benzerlerini bulup katma değer sağlayacak hamleleri kolaylaştırıyor. (Facebook Lookalike)

Efficient Frontier, Adobe Adlens Nedir?

Adobe Efficient Frontier Kullanımı

Daha önceleri Efficient Frontier artık Adlens diye bilinen program 2011 yılının sonunda Adobe tarafından satın alınmıştı. Dijital pazarlama kanalları başta search, display ve sosyal medya olmak üzere kampanya yönetimi ve teklif yönetimi (bid management) imkanı sağlıyor. Efficient Frontier, esasında bir iktisat terimi. Programı ilk geliştiren ekibin ekonomi kökenli olması sebebiyle ve temel mantığının portfolyo üzerine kurulmasından dolayı isim babası Hintli yöneticiler ismini bu şekilde vermişler.

Neden Efficient Frontier?

Modern portfolyo teorisinde bir kavram Efficient Frontier. Finansal piyasalarda, risk yönetimini sağlamak için varlıklarınızın bir kısmını bölersiniz. Aynı yatırım fonları mantığı gibi. Ekonomi 101 gibi olduğunu biliyorum fakat temel fikri buradan türediği için biraz bilgi vermekte fayda var. Basitçe, tanımladığınız risk algısına göre maksimum getiriyi sağlayacak bir sistem üzerine kurulu. Portfolyolar oluşturuyorsunuz böylece riskinizi olabildiğince bölüyorsunuz.

Çalışma prensibini de örnek ile anlatmak gerekirse:

AdWords Bidding Strategy

iPhone 5 fiyatları” ve “iPhone 5 modelleri” kelimelerine bid (teklif) verecekseniz ve yandaki gibi bir veri varsa muhtemelen davranışınız şu şekilde olacaktır.

Hedefiniz, dönüşüm maliyetinizi (cpa) 2 doların altında tutmak !

“iPhone 5 fiyatları” kelimesinde 1. pozisyona bid verirsek maliyeti 2 dolara geliyor ve 15 satış sağlıyoruz. Öte yandan, “iPhone 5 modelleri” kelimesine 2 dolardan bid verirseniz 10 satış sağlıyorsunuz. Büyük resime baktığımızda:

15 x 2 = 30 dolar

10 x 2 = 20 dolar

Sonuç olarak 50 dolarlık bir harcamaya karşılık 25 adet satış yapıyorsunuz ve CPA 2 dolar olarak gerçekleşiyor. Hedefinize ulaşmış oluyorsunuz.

Çok temel olarak, manuel yaptığınız optimizasyonlarda bu tip bir karar mekanizmasına sahip oluyorsunuz. Aynı mantığı kullanarak optimize yapan araçlarda olduğunu biliyoruz.

Adobe AdLens burada şöyle bir farklılığa gidiyor. Eğer AdLens bidding sisteminizi yönetiyorsa kararı şu şekilde veriyor:

AdWords Teklif Verme Stratejisi

“iPhone 5 fiyatları” kelimesinde 2. pozisyona bid verirsek maliyeti 1 dolara geliyor ve 10 satış sağlıyoruz. Öte yandan, “iPhone 5 modelleri” kelimesine 2,5 dolardan bid verirseniz 20 satış sağlıyorsunuz. Aynı mantıkla toplamda:

1 x 10 = 10 dolar

20 x 2,5 = 50 dolar

Sonuç olarak 60 dolar harcayarak stratejisini gerçekleştiriyor. CPA maliyetlerini (60/30) 2 dolar da tutarken, dönüşümlerinizi maksimize ederek  30 a çıkarmışdır.

Eğer ilk kararı uygulamak isteseydiniz 5 adet daha az iPhone5 satıyor olacaktınız. Bu rakamı daha büyük hacimli işlerinizde kazandığınızı düşünürseniz. Size hem daha karlı bir yatırım sunarken hemde rekabetçi bir avantaj sağlıyor. Potansiyel müşterilerinizi daha verimli kullanırken, rakiplerinize karşı elde ettiğiniz bu üstünlüğü gelecek dönemde daha fazla yatırım harcaması veya ürün fiyatlarında iyileştirme olarak yansıtma imkanı tanıyor.

Adobe AdLens, portfolyo mantığı üzerine kurulu ve tüm sistem bu portfolyo mekanizması ile çalışıp, kampanyalarınızı optimize ediyor.

Efficient Frontier (AdLens) Bid Management

Eğer hesaplarınızda EF sistemini kullanıyorsanız artık teklif verme, cpc değerleri ile ilgili bir güncelleme yapmak zorunda değilsiniz.

Reklam Ajanslarında Proje Yönetimi ve Çalışan Takibi

Üniversite ders konusu gibi oldu başlık, biraz ciddi kaldı farkındayım. Gerçekten de üzerine yüzlerce yazı yazılabilecek kadar derin ve önemli bir konuya giriyoruz. Proje yönetimi; araba üretim fabrikasından, inşaat işlerine ve ajanslara kadar geniş yelpaze de uygulanan bir metodoloji esasında. Reklam ajansları özelinde bu konudan bahsetmek istiyorum. Hem yönetim, hem çalışan hem müşteri tarafından: proje yönetimi ve görev (çalışan) takibi nasıl yapılıyor inceleyelim.

Reklam Ajans’ında Kim Ne İş Yapıyor?

Şirket sahibi veya bir yönetici olarak, elemanlarının takibinde zorlanabiliyorsunuz. “İnce işçiliği” bilmediğinizden dolayı hangi işin ne kadar süreceğini de kestiremeyebilirsiniz. Ayrıca bilmek zorunda da değilsiniz! Ama elemanınızın gerçekten o iş üzerinde çalışıp çalışmadığınızı bilmek istemek en azından kontrolü elinizde tutmak önemli. Özellikle kreatif işler de bu sorun ile sık karşılaşıyor. Temel olarak istekleriniz:

İş hangi aşamada?

Sanat Yönetmeni proje üzerinde ne kadar çalışıyor, şu an hangi işi yapıyor?

Hangi çalışan gün içinde ne kadar adetlik (unit) iş üretiyor?

Proje başına harcanan saat nedir?

Proje yönetim programları ile ajans çalışanları üzerinde kontrol seviyenizi arttırabilirsiniz. Bu ekonomi de free loader (beleşçi) olarak tabir edilen çalışanların tespiti öte yandan yüksek verimlilik ile çalışan elemanların ödüllendirilmesinde karar vermenizi kolaylaştırır. Böylece, çalışanların performans değerlendirilmeleri daha sağlıklı yapılabilir. İş gücü ihtiyacınızın doğru belirlenmesi ve potansiyelin verimli kullanılması konusunda da sizi fikir sahibi yapar.

Bazen iş gücüne mi ihtiyacınız var yoksa mevcut çalışanların verimliliğini mi arttırmanız gerekir karar veremeyebilirsiniz, proje yönetimleri bu konuda yardımcı olabilir.

Ajans Proje Yönetimi’nde Müşteri Verimliliği

Proje Yönetim programları, şirket müşterileri arasında bir optimizasyona giderken karar vermenizi sağlayacak önemli ipuçlarını da sağlayabilir. Öncelikle, bir müşteriye ayrılan birim maliyet hesabını biliyor olmanız lazım. Proje Yönetim Uygulamaları ile.

Örneğin, X şirketin işleri üzerinde 5 saatlik bir çalışmaya karşılık 2000$ ciro elde ediyorken, Y şirketi işlerinde aynı saat iş gücüne karşılık 6000$ ciro elde ediliyor. Birim maliyetlerini analiz ederek, bir firma ile “çalışmama” veya verimi arttırma yönelik fiyatlandırma konusunda farklılaşmaya gidebilirsiniz. Eğer bu tip bir analizi yapabilecek bir süreç takip sisteminiz yoksa “kontrol sorunu” olacağından para kaybetmeniz kaçınılmazdır.

Kreatif işler yapılırken bazen bir firmaya diğerlerinden daha fazla iş gücü harcayabiliyorsunuz. Bazen aşırıya kaçan revize talepleri gelebiliyor müşteri tarafından. Bu tip durumlarda, hizmet fiyatlamalarınızı hem adalet hem verimlilik açısından düzgün bir şekilde belirlemenizi sağlayacak proje süreç takiplerini geliştirmelisiniz.

Ajanslar da Veri Güvenliği

Ajanslarda yaşanan sık eleman sirkülasyonu beraberinde şirket verilerinin güvenliği ve şirket öğrenimini tehdit ediyor. Çalışanların verilerini düzgün ve anlaşılır şekilde sisteme yüklemesi önemli. Yine, personelin iş sürecinde nerede kaldığını, hangi aşamada olduğunun bilgisi, işi devam ettirecek kişiler açısından önem arz ediyor. Ki Bundan 4 yıl önceki projenin ham dosyalarına ulaşamıyorsanız kolay bir şekilde, süreç ile ilgili sağlıksız bir yapınız var. Daha önce yaptığınız iş için, tekrar bir iş gücü, zaman ve para kaybı yaşayacaksınız.

Müşteriler Açısından Proje Yönetimi

Müşterileriniz ile hem daha şeffaf çalışabilmek adına ve anlık bilgi akışının sağlanması açısından proje yönetim uygulamalarının 3.taraflar ile paylaşılabiliyor olması önemli. Ajans çalışanı arkadaşların saatlerce telefonda iş sürecini anlattığı, ikna çabalarına gittiğini duyuyoruz. Bu karşılıklı iş gücü ve maddi kayıplara yol açıyor. Bu tip bir zamanın harcanması yerine, müşterilerin bir panelden iş akışını anlık olarak takip edebiliyor olması tatminkar olacaktır. Bunu açık mutfağı olan bir restaurant gibi de düşünebilirsiniz. Kendine güvenen, dürüst iş yapan ve müşteri memnuniyetini ön plana koymuş bir ajansın bu tip bir uygulamadan kaçınmaması gerekir.

Müşterilerin, “ajans bizimle yeteri kadar ilgilenmiyor” sorunsalını da bir nebze çözmüş olursunuz. Hangi çalışan, günün kaç saatini ilgili müşteriye ayırmış ve iş hangi süreç de bilgisini aktarabiliyorsanız….Müşterinizi tatmin noktasında iyi bir yerde duruyorsunuzdur.

Ajans Çalışanları Açısından Proje Yönetimi

Belki de ilk başta bu kısımdan başlamak lazımdı. Bir çalışan olarak proje yönetim programlarını kullanmak inanılmaz derecede sıkıcı, gereksiz ve rahatsız edici olarak algılanıyor. Bunun bir çok sebebi var:

Tarih yazma, işe başlama, durma, bitirme vs gibi gereksiz bir sürü bilgi kutuları ile muhattap olma.

Bu kısıma ayıracak vakit yerine daha kaliteli işler yapılacağının düşünülmesi (Çok samimi olmasada öyle bir düşünce hakim)

“Takip ediliyor” hissiyatı.

Çalışanları bir şekilde anlamak lazım. İşe konsantre çalışıyorsunuz ve bir tarafta doldurmanız gereken kutucuklar, detaylar, zaman bilgileri vs bulunuyor. Doldurmazsanız “çalışmıyor” gibi görünmek, hızlı yaptığınız işi doldursanız “bir daha ki proje de aynı performansı bekleyecekleri kaygısı” vs vs uzuyor. Yönetimin bu raporların sağlıklı doldurulmasına ihtiyacı var. Buna göre bazı kararlar alacaklarını bilerek, çalışanın özverili olması gerekir. Aynı şekilde yönetimin, bu işin çalışanlar tarafından angarya olarak gördüğünü bilmesi lazım. Daha verimli arayüzler ile proje yönetim programları sunmaların da fayda var. Asıl iş

Ajanslarda Kullanılan Proje Yönetim ve Görev Takip Programları

Son dönemde bir çok ajans kendi yönetim ve takip programlarını yazdırmaya başladı. Bunun temel sebebi hem aylık program ücretlerinden kurtulmak hemde kolay istekleri olan bu proje yönetim sürecini kendi istek ve ihtiyaçlarına göre tasarlamak. Hazır uygulamalarından en popüleri, BaseCamp.

BaseCamp

150 den fazla ülkede kullanılan program, 45 günlük ücretsiz deneme sürümü sağlıyor. Aylık 20 dolar maliyeti var. Basecamp üzerinden dosya yükleme, paylaşım, anlık mesajlaşma, görev atama, önem sırasına göre iş belirleme gibi temel özellikleri bulunuyor.

http://www.basecamp.com/

TeamWork

BaseCamp’e benzeyen program General Electrics ve Oracle gibi müşteriler bulunduruyor bünyesinde.

http://www.twproject.com/

Planzone

Henkel, Danone, Panasonic gibi müşterileri olan planzone’da online proje yönetim programları için alternatif oluşturabilecek bir uygulama.  Aylık $10 dan başlayan fiyatlara sahip.

http://www.planzone.com/