Online Pazarlama Bloğu

Kırılmış Bir Oyuncak İçin Sone

February 27, 2014 • ☕️ 1 dk okuma • 🏷 edebiyat, alıntılar

Karmaşa ve giderek artan bilinmezlik. Bu bilinmezlik içerisinde hayata karşı beklediklerini elde etmek için çabalamanın verdiği sevinç ya da bıkmaya yakınlık hissi. Beklenen ne? Bazen küçük bir oyuncak, bazense kırılmış bir oyuncağın eskisi gibi olabilmesi. Oyuncak ve beklenti deyince aklımıza düşer, Rus şair Yunna Morits’in “Oyuncak satıcısına sone” adlı şu şiiri:

Oyuncaklar satıyordu sakat bir ihtiyar
Çocuklar sevinçten çıldırmış, ustanında keyfi yerinde.
Cıvıldıyor, miyavlıyor, ötüyor oyuncaklar
Takla atıyor kimi, kimi amuda kalkmış kulağı üstünde.
İhtiyar da coştu, numaralar yapıyor şimdi
Üflüyor kuyruğuna bir kuşun ve öykünüyor ona
Gurulduyor, kuğuruyor, eğlendiriyor izleyenleri,
Çekiyor sümüklü bir serseriyi mıknatısıyla
Akşamla, yaylıya koşan bir at gibi koşup tezgahına
Gider o koltuk değneklerinde sekerek bir meyhaneye
Birkaç meze atıştırıp, fıçı birası içmeye.
Ve bu sonede bir delik açarak iki yüz yıl sonra
Uçarak yükselip bir inciçiçeğinin sapından havaya
Bir kuşa ıslık çalacaktır iç sızlatan bir kederle

Oyuncak ve insan kalbi çok benzer birbirine. Bazen tamiri olmaz ikisinin de!